20 Temmuz 2011 Çarşamba

bu bir devam yazısıdır.. spikerlik, sunuculuk üzerine


Efenim daha evvel  14 haziran 2011 tarihli http://turuncudeniz.blogspot.com/search?updated-max=2011-06-20T12%3A04%3A00-07%3A00&max-results=30 linkindeki  “Ah bu insanların güzellik algısı ve meşhur olma sevdası” başlıklı yazımda bahsedecektim bu durumdan lakin konu dallanıp budaklanmasın diye yazmamıştım. Bugün geçmiş yazılara bakınca konuyu noktalamak adına yazmak gereksinimi hissettim bu akşam. Geçmiş yazıya istinaden ayrıca bir durumdan daha bahsetmek istiyorum ki o da tv’ler de boy gösteren “sunucu, spiker”lere ve adaylarına ithafen olacak. Şöyle ki; 

İnsanlar “meşhur olma sevdası”nda çevrelerinin balon özgüven patlaması ve gazıyla oyunculuk haricinde bir de hurraaaa spikerlik, sunuculuk kurslarına gitmeye başladı. Bunun için adamı olanlar hiçbir şey yapmadan hooooop bir yerlerde başladı, adamı olmayıp maddi imkanı olanlarsa (bu eğitim kurumlarının da kalitesi tartışılmakla birlikte) bir sürü kursa gidip dersler aldı, sertifika sahibi oldu ardından sektöre atıldı. Hiçbir imkanı olmayanlarda direkt mutfakta yetişmeye başladı. Şimdi sorunda zaten burada başladı.  

Şahsen hem kendim (geçmişte sunuculuk, spikerlik yapmış biri olarak) hem de çalıştığım tv’lerde ki spikerleri hatırlayınca açıkçası ben, biz çok ödün veriyorduk uykumuzdan, sosyal hayatımızdan, kendimizden! Hep diyorum; okul, belge bunlar katî ölçütler değil. Lakin haber merkezinin tozunu yutmamış, o koşturmaca da helak olmamış, hayatında bir kere bile haber metni yazmamış, kurgu programı bilmeyen, gazete ya da tv’de habercilik babında hiçbir şey yapmamış, gündeme vakıf  olmayan insanların da açıkçası birden bire ekran önüne çıkıp sırf “fiziki güzellik”lerinden ya da baba torpillerinden ötürü spiker ya da sunucu olmasına da bi anlam vermek mümkün değil. Daha evvelki yazımda da belirttiğim üzere olanlar benim tabirimle tamamen “vitrin mantığı” başkada bir şey değil. 

Ayrıca bir de bahsetmeden edemeyeceğim şöyle bir durum var. Ben bu sektöre yeni atıldığımda oradaki ağabeylerimiz yeni gelenlere hep “Okulda bildiğiniz her şeyi unutun. Burası gerçek dünya”  diyordu. O zamanlar tuhaf geliyordu bu cümleler. Ama doğruydu. Bende çalıştığım yerlerde yanımda yetiştirdiğim bir sürü stajyere ve iletişim fakültesinden okuyan arkadaşıma zaman içerisinde aynı şeyleri söyledim durdum. Zira okuldan öyle bir özgüvenle “biz her şeyi biliriz, mükemmeliz” edasıyla geliyorlardı ki bu cahil cesareti ve balon özgüvene şaşmamak elde değildi! Ama bilmiyorlardı işte. İşler teorik bilgide olduğu gibi değildi. Pratikte işler çok daha farklı yürüyordu. Zaman içerisinde öğrendiler. Bıkanlar da oldu, hırslanıp devam edenlerde…

Şahsi kanaatim sunucuların söz konusu programın işleyişini bilen konuya vakıf insanlardan, spikerlerinse editör ve muhabirlikten gelen habercilerden olması yönünde –ki bununda çok güzel örnekleri tv’lerimiz de mevcut. (Bknz: Tayfun Talipoğlu, Coşkun Aral, Nermin Tuğuşlu, Banu Güven, Nazlı Öztarhan, Serdar Cebe … uzar gider liste) bu insanların her biri habercilikten, muhabirlikten spikerliğe, sunuculuğa gelmiş isimler -ki doğrusu da bu zaten. 

Spikerler Derneği de sanıyorum ben gibi düşünüyor olacak ki her önüne gelen bu işi yapamasın diye artık oluşturacakları kurul tarafından verilecek “Yeterlilik Belgesi”nin medya kuruluşları tarafından aranır bir belge olması için bir çalışma başlatmışlar. Sadece bu da yeterli değil tabii. Dediğim gibi özellikle spiker olacak kişinin habercilikten gelmesi o alanda pişmiş olması, ülke ve dünya gündemini yakında takip ediyor olması, hazır cevap ve kıvrak bir zekaya sahip olması gerekiyor. Sadece bunlarda değilll. Alıntı yaparak 50 madde halinde haiz olunması gereken özellikleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

1) Spikerlik – Sunuculuk mesleği akıllı olmayı gerektirir.
2) Spikerlik – Sunuculuk mesleği zeki olmayı gerektirir.
3) Spikerlik – Sunuculuk mesleği yetenekli olmayı gerektirir.
4) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kişilikli, güzel bir sese sahip olmayı gerektirir.
5) Spikerlik – Sunuculuk mesleği mantıklı olmayı gerektirir.
6) Spikerlik – Sunuculuk mesleği istikrarlı olmayı gerektirir.
7) Spikerlik – Sunuculuk mesleği dilbilgisi kurallarını bilmeyi ve uygulamayı gerektirir.
8) Spikerlik – Sunuculuk mesleği edebi sanatları bilmeyi gerektirir.
9) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kelime haznesi zengin olmayı gerektirir.
10) Spikerlik – Sunuculuk mesleği Standart (İstanbul ağzı) ağızla konuşma kurallarını uygulamayı gerektirir
11) Spikerlik – Sunuculuk mesleği artikülâsyonu ve diksiyonu iyi olmayı gerektirir.
12) Spikerlik – Sunuculuk mesleği cümleleri doğru tonlamayı, vurguları yerinde yapmayı, konuşmanın veya metnin içeriğine uygun olarak ses tonunu ayarlayabilmeyi gerektirir.
13) Spikerlik – Sunuculuk mesleği doğaçlama konuşabilmeyi gerektirir.
14) Spikerlik – Sunuculuk mesleği çok yönlü genel kültüre sahip olmayı gerektirir.
15) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kendini daima yenilemeyi gerektirir.
16) Spikerlik – Sunuculuk mesleği davranışlarında ve giyiminde özenli ve uyumlu olmayı gerektirir.
17) Spikerlik – Sunuculuk mesleği dinlemeyi bilmeyi, dinlediklerini özümleyebilmeyi gerektirir.
18) Spikerlik – Sunuculuk mesleği etkili yazma becerisine sahip olmayı gerektirir.
19) Spikerlik – Sunuculuk mesleği eleştirel okuma becerisine sahip olmayı, okuduklarını anlayıp özümleyebilmeyi gerektirir.
20) Spikerlik – Sunuculuk mesleği analiz ve sentez yeteneği gelişmiş olmayı gerektirir.
21) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kişi ve toplum psikolojisini bilmeyi ve yorumlayabilmeyi gerektirir.
22) Spikerlik – Sunuculuk mesleği hitap ettiği kişilerin ilgi, arzu, heyecan ve eğilimlerini kavrayabilmeyi ve yorumlayabilmeyi gerektirir.
23) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kendine güvenen kişilik yapısına sahip olmayı gerektirir.
24) Spikerlik – Sunuculuk mesleği güleryüzlü, sempatik ve sevecen olmayı gerektirir.
25) Spikerlik – Sunuculuk mesleği saygılı, hoşgörülü olmayı gerektirir.
26) Spikerlik – Sunuculuk mesleği karşısındakileri rahatlatabilen, güven veren yapıya sahip olmayı gerektirir.
27) Spikerlik – Sunuculuk mesleği kişilik sahibi olmayı gerektirir.
28) Spikerlik – Sunuculuk mesleği beş duyusu gelişmiş, dikkatli ve gözlemci olmayı gerektirir.
29) Spikerlik – Sunuculuk mesleği görgü kurallarını bilmeyi ve uygulamayı gerektirir.
30) Spikerlik – Sunuculuk mesleği araştırmacı olmayı gerektirir.
31) Spikerlik – Sunuculuk mesleği çalışkan olmayı gerektirir.
32) Spikerlik – Sunuculuk mesleği sağlığına ve beslenmesine özen göstermeyi gerektirir.
33) Spikerlik – Sunuculuk mesleği dinamik olmayı gerektirir.
34) Spikerlik – Sunuculuk mesleği espri gücü kuvvetli olmayı gerektirir.
35) Spikerlik – Sunuculuk mesleği duygularını kontrol altında tutabilme becerisine sahip olmayı gerektirir.
36) Spikerlik – Sunuculuk mesleği zamanın değerini bilmeyi ve zamanını en iyi şekilde kullanabilmeyi gerektirir.
37) Spikerlik – Sunuculuk mesleği sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmayı gerektirir.
38) Spikerlik – Sunuculuk mesleği sosyal olmayı gerektirir.
39) Spikerlik – Sunuculuk mesleği entelektüel olmayı gerektirir.

40) Spikerlik – Sunuculuk mesleği estetik duygusu gelişmiş olmayı gerektirir.
41) Spikerlik – Sunuculuk mesleği planlama ve programlama becerisine sahip olmayı gerektirir.
42) Spikerlik – Sunuculuk mesleği objektif (tarafsız) olmayı gerektirir.
43) Spikerlik – Sunuculuk mesleği hazır cevap olmayı gerektirir.
44) Spikerlik – Sunuculuk mesleği jest ve mimiklerini yerinde ve dozunda kullanmayı gerektirir.
45) Spikerlik – Sunuculuk mesleği yapıcı bir ruha sahip olmayı gerektirir.
46) Spikerlik – Sunuculuk mesleği tedbirli, temkinli, ihtiyatlı olmayı gerektirir.
47) Spikerlik – Sunuculuk mesleği bellek gücü kuvvetli olmayı gerektirir.
48) Spikerlik – Sunuculuk mesleği refleksleri kuvvetli olmayı gerektirir.
49) Spikerlik – Sunuculuk mesleği gerekli teknik bilgilere sahip olmayı gerektirir.
50) Spikerlik – Sunuculuk mesleği başkalarını temsil etme yeteneğine sahip olmayı gerektirir.

Yani efendim neymişşşşş her önüne gelen,  güzellik yarışmasında dereceye giren, oyunculuktan gelen, sektörde baba adamları olan spiker, sunucu olamıyormuşşşş olmamalıymışşşşşş. 

Yineliyorummmm bu sektörde tanıdığım bir sürü İletişim Fakültesi mezunu ve sektörde yetişmiş alaylı insan var. Bunların bazıları hakikaten iki kelimeyi bir araya getirmekten yoksun, iletişim sorunu olan insanlar. Bazıları da çatır çatır hakkını vererek bu işi yapan insanlar. Bu iş çokta fazla okul bitirme, kurstan belge alma meselesi değil.  Bu iş tamamen zeka, algı düzeyi, yetenek ve azim meselesi.  

Siz kabiliyetinizin yanına teknik bilgiyi de ekler; azimle, yılmadan kendinizi sürekli geliştirirseniz (mesleğe genel olarak bakacak olursak basınımızın bağımsız olduğunu söylemek bu noktada çok zor çalışabileceğiniz yerler aşağı yukarı belli lakin) sektörde aranan biri olursunuz. Ha! Yoksa ne olur? Yine bi yerlerde spiker, sunucu olursunuz bu işi yaparsınız amaaaa tutunamazsınız.  Araya birilerini sokmanız, hatır rica işleri ve benim sektörde çokça duyduğum, tanık olduğum ve midemi bulandıran 2Y KURAMI olarak tabir ettiğim (ya yalakalık yaparsınız ya da orada kalmak adına kimlerle yatmanız gerekiyorsa sırasıyla yatarsınız) bu durum da bir yere kadar sizi idare eder. Patronlarınız gelen tepkilere bi saatten sonra kulak tıkayamaz hale gelir ve hatun/er kişi spiker, sunucunun işinize son verir. Sonra bir bakmışsınız silinip gitmişsiniz. 

O sebeple spiker, sunucu olmak isteyen hatun/er kişiler bu işte öncelikle yukarıda saymış olduğum niteliklere uyup uymuyorlar mı bir değerlendirme yapmalılar. Ardından da imkanlar dahilinde bu işi mutfağında öğrenmek için tv ve gazetelere başvurmalılar. Bu yolda ilerlemek isteyen herkes umarım çıktığı yolun kolay bir yol olmadığının bilincinde özveri ve azim ile çalışır, emeğinin karşılığını madden -manen alır, alabilir. Esen kalın efenim. Sevgilerimle… : )))




Hiç yorum yok: