9 Haziran 2011 Perşembe

"dost dost diye nicesine sarıldım..."



onların "dostluk" kavramı: canları istediği an müdahil olup istemediğinde olmadıkları, bişeyleri onların isterse görüp istemezlerse görmeyeceği, onların her zaman haklı seninse haksız olduğun, tek taraflı maddi manevi sömürmeye dayalı, dedikodu, kıskançlık ve kaypaklıkta sınır tanımayan, duygu simsarlığının hüküm sürdüğü, empatiden yoksun, içerisinde insan sevgisini, paylaşmayı ve vefayı hiç bir şekilde barındırmayan arkadan iş çevirmeye dayalı eksik malzemeden ibaret bir yapı üzerine kurulu bir “düzen”...

benim dostluk kavramımsa: özellikle kötü gün dostu olan, ihtiyacın olduğunda senin onu değil onun seni arayıp bulduğu, seni tüm kalbiyle karşılıksız seven, elindeki tüm imkanlarla maddden manen yanında olan, senin iyiliğin için çabalayan, maddi manevi çıkar gözetmeyen, içi dışı bir, paylaşmayı esas alan “bencil” değil “sencil” davranan, vefakar, dürüst, gözün kapalı güvenebileceğin kişidir “dost” ve böyle bir yapıda kurulan sağlam temelli bir düzendir “dostluk”...

belkide bundandır tüm kavgalarımız onlarla.. ne de olsa dünya düzenlerimiz ve yapılarımızda farklılıklar var... ama canımı sıkmıyorlar artık hepsinin ne mal olduğunu bildiğimden belkide.. canımı sıkan tek şey birbirlerinin ardından bu kadar laf ederken nasıl olupta birbirlerinin suratına bakıp “canım cicim” muhabbeti ile “dost” ayağına yatabildikleri... sanıyorum bu konuda hiç bir şekilde konuşmayacağımı ipliklerini su yüzüne çıkarmayacağımı bilmeleri ve böyle bişeye bulaşıpta savaş baltaları arasında o kaosu yaşamak istemeyişimi biliyor olmaları... ondan bu kadar rahatlar... varsın rahat olsunlar ben yine görmem, duymam, bilmem... nasılsa kendi samimiyetsizlikleri gün olur önlerine gelir ve o samimiyetsizlikle yalan deryasında boğulur giderler.. ilahi adalete inanan biriyim ve eminim ki o çamur deryasında boğulacaklar er ya da geç... ama bu benim bişeyleri ortaya dökmemle olmayacak yaptıkları kendi ayaklarına dolanacak...

dost görünenlere, rol kesenlere, samimiyetsizlere, “tanıdığım güne lanet olsun” dediklerime, bugüne kadar hayatıma giren ve aynı şekilde çıkardığım herkese ayrı ayrı selam olsun.. sizler olmasanız ben nasıl iyiyi kötüyü ayırt eder nasıl “erdem” kavramının ne kadar değerli bi kavram olduğunu bilirdim... varlığınız mütevazi, küçük dünyama sandığınız gibi zarar değil bilakis yarar sağladı.. ve ben güçlendim sayenizde... teşekkürler...

9 KASIM 2010 TARİHLİ FEYSBUK PROFİLİMDE YAZDIĞIM BİR YAZI. TARİH HAZİRAN 2011 DURUMLARDAYSA HÂLÂ Bİ DEĞİŞİKLİK YOK!..

Hiç yorum yok: